İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Asya
  3. Güney Kore Gezi Rehberi

Güney Kore Gezi Rehberi

guney-kore-gezi-rehberi

Tüm renkleri içeren bir sosyal yaşama sahip olmasıyla, cıvıl cıvıl ve enerjik şehirlere sahip olan Güney Kore ile ilgili bilmeniz gerekenlere ilişkin kapsamlı bir içerik hazırladık. Uzak Doğu’nun en sıra dışı ülkelerinden birisi olan Güney Kore, tarihinin yanı sıra modern çağın en gelişmiş toplumsal yaşamını içeriyor. Dünyanın her yerinden insanların fazlasıyla merak ettiği her şeyin abartılı, çok renkli ve teknoloji odaklı olan Güney Kore, tarihiyle de çok önem taşımaktadır. Tam ortadan ikiye ayrıldığı Kuzey Kore ile yaşadığı gerginlikler nedeniyle çok fazla gündeme gelen Güney Kore için “Küçük Amerika” yakıştırması yapılmaktadır. Güney Kore’yle ilgili aklınızdaki tüm sorulara zengin kapsamlı içeriğimizle yanıtlar bulabilirsiniz. Gelin birlikte Güney Kore’yi baştan keşfedilm!

Güney Kore denilince ilk akla gelen şey tabii ki Seul şehridir. Seul, Güney Kore’nin başkenti olmasının dışında ülkede ve hatta Uzak Doğu’da bulunan en gelişmiş ve en kalabalık şehirlerden birisi konumunda bulunmaktadır. Kore Yarımadasının güney kısmını oluşturan Güney Kore’de ilk insan yerleşiminin milattan önce 7.yüzyıla kadar uzandığı arkeolojik bulgularla tespit edilmiştir. Köklü tarihi ile Uzak Doğu bölgesindeki tüm ülkelerle tarih boyunca etkileşim içerisinde yer almıştır. Çin ve Rusya gibi iki devin hemen burnunun dibinde bulunan coğrafik konumu, tarihi boyunca her zaman Uzak Doğu bölgesinin şekillenmesinde önemli bir rol üstlenen ülkeler arasında yer almasına neden olmuştur. Bunun dışında Güney Kore; tüm özellikleri ile tam bir Uzak Doğu ülkesi konumunda bulunmaktadır. Modern dönemde özellikle ABD’nin etkisi ile birlikte Uzak Doğu kültürünü, batının güçlü popülasyonu ile bir araya getirerek, son derece sıra dışı bir yapısal özellikler barındırmaktadır. Bulunduğu coğrafik konumu nedeni ile de tıpkı yarımadanın üst kısmı olan Güney Kore gibi birbirinden eşsiz doğal güzelliklere ve değerlere sahiptir. Bu nedenle de dünyada mutlaka görülmesi gereken ülkeler arasında yer almaktadır.

Güney Kore ekonomisi, nominal açıdan dünyadaki 11. Büyük ekonomi konumunda bulunmaktadır. Dünyanın en büyük ekonomilerinden birisi olan Güney Kore, küçük coğrafyası içerisinde özellikle modern dünyanın teknoloji merkezini oluşturmaktadır. Günümüzde yaşama yön veren uluslararası teknoloji devlerinin önemli bir kısmı Güney Kore merkezlidir. Bu açıdan akıllı telefonlardan, yazılımlara kadar her açıdan modern teknolojiye yön vermektedir. Bu yapısı, ekonomisinin en temel ayaklarından birisini oluşturmaktadır. Bunun dışında Güney Kore, limanları ile birlikte Uzak Doğu’nun dünyaya açılan kapısı niteliği taşımaktadır. G20 ülkeleri arasında bulunan Güney Kore aynı zamanda da OECD üyesidir. Her geçen gün hızla büyümeye devam eden ekonomi ile birlikte dünyanın en büyük ekonomilerinden birisi olma açısından ciddi bir potansiyel barındırmaktadır. Teknoloji, otomotiv, yapı ve inşaat gibi alanlarda faaliyet gösteren uluslararası şirketleri ülke ithalat değerlerinin oldukça yüksek seviyelerde olmasına neden olmaktadır.

Güney Kore; dünyanın en önemli ekonomilerinden birisine sahip olmasının dışında tarih ve kültürel açıdan da Uzak Doğu’nun en önemli ülkelerinden birisi konumunda bulunuyor. Hem kültürel hem de dini inançlar açısından Uzak Doğu’ da tarih boyunca olduğu gibi günümüzde de şekilleniş üzerinde etkisi bulunan ülkelerden birisi konumunda bulunmaktadır. Uzak Doğu ülkelerinin hemen hemen hepsinde olduğu gibi Güney Kore’de de Budizm felsefesi en temel inanç sistemini oluşturmaktadır. Yüzlerce yıldır Budizm etkisiyle şekillenmiş bir toplumsal ve dini yaşama yapısına sahip olan Güney Kore, tarihinde yaşadığı savaşlar gibi pek çok etken nedeni ile toplumsal olarak Hristiyanlık ile de çok fazla iç içe bulunmaktadır. Öyle ki Güney Kore’de Budizm’in ardından en fazla görülen dini inanç Hristiyanlık olmaktadır. Bununla birlikte Şamanizm inancı da Güney Kore genelinde hiçte azımsanmayacak kadar yüksek seviyede görülebilmektedir. Toplumsal yaşam standartları, gelenekleri açısından ise yakından bulunan Çin, Japonya ve hatta aynı yarımadayı paylaştığı Kuzey Kore ile önemli farklılıklar içermektedir.

Güney Kore gezisi gerçekleştirdiğinizde yüksek gökdelenlerle donatılmış şehirlerinde veya daha kırsal bölgelerinde dahi renklerin cümbüşü ile karşı karşıya kalmanız kesinlikle sizi şaşırtmasın. Özellikle dünyanın neresinde olursa olsun pandalar, şirin mi şirin karakterler, cıvıl cıvıl renkleriyle dikkat çeken kıyafetler, eşyalar ve çok daha fazla Güney Kore’nin ne kadar renkli bir şehir olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte anime ve manga kültürü de Güney Kore’de oldukça güçlüdür. Ülke genelinde şehir yapılanmasında dahi etkilerini görebilir ve birbirinden sevilen yapımlara dair çok fazla şeyi ülkenin her yerinde çok kolay bir şekilde bulabilirsiniz. Bunun dışında Güney Kore sineması son yıllarda çok hızlı büyümeye devam ediyor. ABD’de OSCAR ödüllerine yansıyacak kadar büyük bir etki oluşturan Kore filmlerinin toplumsa yaşantıdaki etkilerini de tüm şehirlerinde etkin bir şekilde görebilirsiniz.

Güney Kore ile ilgili şaşırmamanız gereken bir diğer önemli şey ise Türkleri çok fazla tanıyor olmalarıdır. Güney Kore-Kuzey Kore Savaşı sırasında NATO kuvvetleri arasında Türk askerleri de bulunuyordur. Kore gazilerinin bulunduğu Türkiye için Güney Kore’de yaşayan hemen hemen herkes çok fazla sıcak bir yaklaşım sergilemektedir. Türkiye’nin ve Türk askerlerinin savaş sırasında vermiş olduğu özveri, sağladığı kazanımlar ve tabii ki halk ile olan sıcak ilişkisi, günümüzde de Türkiye ile Güney Kore arasındaki yakın ilişkilerin temelini oluşturmaktadır.

Güney Kore’ye gitmek için kendinize bahane olarak görebileceğiniz çok ama çok fazla şey var! Sadece teknolojiyle yükselen şehirleri ve renkli atmosferleri değil son derece zengin mutfağı da mutlaka deneyim etmeniz gereken Güney Kore kültüründen birisidir. Türkiye ile Güney Kore arasında yapılan anlaşmalar ve iki ülkenin yakın ilişkisi çerçevesinde Türkiye’den Güney Kore’ye vizesiz olarak seyahat edebilme imkanı bulunmaktadır. Sadece pasaport ile Türkiye’den Güney Kore’ye 180 günle sınırlı olacak şekilde seyahat edebilmeniz mümkündür.

Güney Kore Nerededir?

Güney Kore; en büyük kıta olan Asya kıtasının kuzeydoğu bölgesinde bulunan bir Uzak Doğu ülkesidir. Asya kıtasının kuzeydoğu bölgesinde bulunan ve tam tamına 222,154 kilometrekarelik yüz ölçümüne sahip olan Kore yarımadasının güney bölgesinde bulunmaktadır. Kore yarımadasının 45% gibi bir kısmını oluşturmaktadır. Güney Kore bir yarımadanın güney kısmını oluşturuyor olması nedeni ile karasal sınır olarak yalnızca savaşın ardından ayrıldığı diğer bir Kore ülkesi olan Kuzey Kore ile oluşturmaktadır. Yani Güney Kore, kuzeyinde bulunan Kuzey Kore dışında hiçbir ülkeyle kara sınırı komşusu değildir. Bununla birlikte Güney Kore’nin kuzeyindeki Kuzey Kore’nin arkasında Çin bulunmaktadır. Ülkenin batısı “Sarı Deniz”, doğusu “Doğu Denizi” ve ardından Japonya ile deniz komşusudur.

Güney Kore’de Konuşulan Diller

Güney Kore’nin resmi dili Korece olarak kabul edilmiştir. Korece, Uzak Doğu dil grupları içerisinde hem yazım hem de okuma açısından en kolay olan dillerden birisi olarak da kabul edilmektedir. Bununla birlikte tıpkı Türkçede olduğu gibi Korece de sondan eklemeli bir dil yapısına sahiptir. Güney Kore’de 40 yaş altı olan toplumun önemli bir kısmı eğitim sisteminin önemli bir parçası olması nedeni ile İngilizce dili eğitimi almaktadır. Bu nedenle Güney Kore, tüm şehirlerinde yaşayan özellikle genç nüfusu arasında İngilizce dilinin kullanımı ve bilinirliliği büyük bir hızla artmaktadır. Bu nedenle ülkedeki en yaygın konuşulan ikinci dil durumunda İngilizce bulunuyor. Eskiden bu dilin Japonca olduğu belirtilmektedir. Ancak Japonca bilen ve konuşabilen neslin eskide aldığı belirtilmektedir.

Güney Kore Dini İnançları

Çoğu Uzak Doğu ülkesi için geçerli olduğu gibi Güney Kore’nin resmi dini Budizm olarak kabul edilmiştir. Budizm inancının acı, ızdırap ve tatminsizliğin oluşturduğu kaynakları açıklama konusunda sunduğu yanıtlar binlerce yıldır Kore halkının Budizm inancına bağlılığını en yüksek seviyede tutmaktadır. Bununla birlikte özellikle modern çağda toplumsal olarak dışarıya fazlasıyla açık olan Güney Kore’de Hristiyanlık inancı da her geçen gün daha yaygın şekilde görülmektedir. Ülkede Konfüçyüsçülük inancı da çok eski tarihlere dayanmaktadır. Ayrıca yaygın bir şekilde Şamanizm dinlerine inanışta söz konusudur. Bununla birlikte ülke genelinde ve özellikle büyük şehirlerde seküler yaşam tarzı toplum tarafından daha ağırlıklı olarak benimsenmektedir.

Güney Kore Kısa Tarihi

Uzak Doğu’da bulunan hemen hemen her ülke gibi Güney Kore’nin tarihi de çok eski yüzyıllara dayanmaktadır. Öyle ki Asya Kıtasının güneyinde bulunan bir yarımada olan ve Kore yarımadası olarak bilinen Kuzey Kore ve Güney Kore, eski tarihlerde tek bir Kore devletiydi. Ancak daha sonra ülkede yaşanan komünist hareket ile başlamış olan savaşın sonucunda ülkeye Kuzey Kore ve Güney Kore olarak ikiye ayrılmıştır. Kore yarımadasında gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar neticesinde bölgedeki ilk yerleşimin milattan önce 7.yüzyıla kadar uzandığı belirlenmiştir. Bu denli geçmişe uzanan kökeni ile Uzak Doğu toplumlarının şekillenişinde etkili olmasını sağlamıştır. Güney Kore tarihi incelenmek istendiğinde mutlaka tarihini ikiye ayırarak incelemek gerekir. Bölünmeden önce ve bölünmeden sonra şeklinde incelenmesi çok daha doğru olacaktır. Bölünmeden önce Kore, bölündükten sonra Güney Kore olan ülke her iki dönemde de farklı şekillerde de olsa dünya tarihinin önemli merkezlerinden birisi olmayı başarmıştır.

Bölünmeden Önce Güney Kore

Aslında bölünmeden önce Güney Kore tarihini incelemeye kalkışıldığında buna Kore tarihi olarak bakmak çok daha doğru olacaktır. Çünkü bugünkü Kuzey Kore ve Güney Kore bir tarih öncesine kadar tek bir devlettir. Günümüzde iki devlet, tek millet şeklinde olsa da binlerce yıllık tarihinde her zaman tek bir devlet olmuştur. Bu kapsamda Kore, mitlerine göre “Joseon” milattan önce 2333 yılında Dangun tarafından kurulmasıyla tarih sahnesindeki yerini almaya başlamıştır. “Gojoseon” Kore yarımadasının kuzey bölgesini ve “Mançurya” bölgelerini hakimiyeti altına almıştır ve bu süreçte Çin Hanedanı ile sürekli savaş halinde olmuştur. Ancak daha sonra parçalanarak, Kore yardımadasında “Proto 3 Krallık” döneminin başlamasına neden olmuştur. Goguryeo, Baekje ve Silla gibi çok sayıdaki küçük devletler bölgede üstünlük kazanmaya başladı. 676 yılında bölgedeki üç krallık Silla çatısı altında toplanmıştır.

Bu gelişmeler bölgede “Kuzey Güney Devletleri Dönemi” şeklinde yeni bir dönemi açtı. 936 yılında Goryeo İmparatorluğu çatısı altında yarımada yeniden tek bir çatı altında bir araya geldi. Ancak 13.yüzyılda Uzak Doğu ve hatta dünya tarihini etkileyen Moğol İmparatorluğu’nun bölgeye gerçekleştirdiği saldırılar, fazlasıyla güçsüzleşmesine neden olmuştur. 30 yıl savaşları olarak isimlendirilen bu savaş sonucunda Moğollara haraç ödemek zorunda kalındı. Moğol İmparatorluğu’nun tarih sahnesinden silinmesinin ardından 1388 yılında Joseon Hanedanı, Kore tarihi için yeni bir dönemi başlattı. 1592 yılında Kore yarımadası Japon İmparatorluğu tarafından işgal edildi. 1620 yılında ise Kore, “Mançurya” tarafından işgal edilmiştir. “Münzevi Krallık” olarak adlandırılan 19.yüzyılda dışarıya son derece kapalı bir yönetim sistemini şekillendirdi. Bu süreçte yaşanan Rus-Japon Savaşı ve Çin-Japon Savaşı neticesinde Kore yarımadası tamamen Japon İmparatorluğu’na dahil oldu. İkinci Dünya Savaşı sonuna kadar yani 1945 yılına kadarda bu şekilde kalmıştır. Ancak Japon İmparatorluğu’nun savaştan yenik çıkmasına karşın bu Kore’nin kurtuluşunu sağlamamıştır. Çünkü savaşlar sırasında Kuzey’i Sovyet Rusya tarafından, güneyi ise ABD tarafından işgal edilmiş durumda bulunuyordu. Bu Kore tarihi için yeni ve çok ciddi bir dönemin başlangıcı olmuştur.

Bölünmeden Sonra Güney Kore

İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru yayınlanan “Kahire Deklarasyonu” ile birleşik bir Kore düşünülmekteydi. Ancak savaşın sona ermesinin ardından Sovyetler Birliği ile ABD arasında başlayan “Soğuk Savaş” dönemi Kore yarımadasının Kuzey Kore ve Güney Kore olacak şekilde ikiye ayrılmasına neden olmuştur. Kore yarımadasının kuzey kısmını elinde bulunduran Sovyet Rusya, kuzeyde kendisine bağlı bir yönetim kurmuştur. Yarımadanın güneyini elinde bulunduran ABD ise güney bölgesinde kendisine bağlı bir yönetim kurmuştur. Bu gelişmeler üzerine Kore 1948 yılında ikiye ayrılmıştır ve Güney Kore tarihi bu şekilde başlamıştır.25 Haziran 1950 yılında ise Kuzey Kore tarafından Güney Kore işgal edilmiştir. Bu işgal hareketi neticesinde Kuzey Kore ile Güney Kore Savaşı başlamıştır. Savaş sırasında Güney Kore Birleşmiş Milletler desteğini alırken, Kuzey Kore ise Rusya ve Çin devletlerinden büyük bir destek almıştır. Özellikle silah ve teknoloji desteğinin yanı sıra milyonlarca Çinli asker savaşta yer almıştır. Güney Kore’de ise BM üye ülkelerinden gelen çok sayıda asker görev almıştır. Bu ülkeler arasından Türkiye’de bulunmaktadır.  Türkiye’de yüz binlerce Kore Savaşı Gazisi bulunmaktadır. Çok sayıda şehidin verildiği bu savaş, özellikle BM ile Türkiye arasındaki çekişmenin izlerini de taşımaktadır. Birbirinden değerli ve önemli savaş hikayelerinin Türk askeri açısından yaşandığı savaş 1953 yılında ateşkesin sağlanması ile sona ermiştir. Ancak söz konusu ateşkesteki imzası bulunan ülkeler arasında Güney Kore ve Kuzey Kore yer almamaktadır. Bu açıdan iki ülkede de bu savaş resmiyette halen devam etmektedir. Anlaşma sonucunda yarımada resmi olarak ikiye ayrılmış ve iki ülke arasında askerden arındırılmış tampon bölge oluşturulmuştur. Savaş sırasında da 2.5 milyonu aşkın insan hayatını kaybetmiştir.

Güney Kore tarihi açısından önemli dönüm noktalarından birisi de 1979 yılında yaşanan “12 Aralık Darbesi” olarak kabul edilir. Bu darbenin ardından 1987 yılına kadar son derece baskıcı ve despot bir yönetim sisteminde yönetilmiştir. 1988 yılı itibari ile ülkede demoratikleşme hareketi başlamıştır ve ülke dünyaya daha fazla açık bir pozisyona gelmiştir. Bu açılımlar ülke ekonomisinin hızla büyümesinde önemli bir atılım sağlamıştır. Aynı zamanda da 1988 Seul Yaz Olimpiyatları ve 2002 FIFA Dünya Kupası şeklindeki uluslararası spor organizasyonlarının ülkede yapılmasıyla pekiştirilmiştir.

Güney Kore’ye Ne Zaman Gidilir?

Türkiye’de olduğu gibi Güney Kore’de de yılın dört mevsiminin her birinin etkisi ve güzelliği tam manasıyla yaşanmaktadır. Bu nedenle Güney Kore’ye ne zaman gidilir sorusu için mevsimsel tercihlere bağlı olarak hareket edilebileceği yanıtının verilmesi mümkündür. Yaz aylarında yağış ve sıcaklık değerlerinin yüksek olmasına bağlı olarak yoğun nem seviyesi alışık olmayanlar için bunaltıcı olabilir. Böyle bir durumda rahat bir Güney Kore gezisi istiyorsanız ilkbahar ve sonbahar aylarını tercih edebilirsiniz. Özellikle bahar aylarında ülkenin kendisine has doğasında bulunan Kore’ye özgü ağaç ve çiçekler renklerini almaya başladığından kuzeyinden başlayarak, güneyine kadar toz pembe kiraz ağaçlarının muhteşem görselliğine de tanık olma şansını yakalayabilirsiniz.

Güney Kore’ye Nasıl Gidilir?

Türkiye’den Güney Kore’ye gitmek için kullanabileceğiniz en rahat ulaşım tabii ki havayolu ulaşımıdır. Türkiye’de faaliyet gösteren havayolu şirketleri tarafından farklı Güney Kore şehirlerine uçak seferleri yoğun şekilde düzenlenmektedir. Güney Kore’ye, Türkiye’den yaklaşık 12 saatlik bir uçak yolculuğu ile ulaşabilmeniz mümkündür. Güney Kore’ye aktarmalı uçuş gerçekleştiren havayolu şirketleri de seyahat planınıza göre hareket etmenizde daha özgür olmanıza yardımcı olmaktadır.

Güney Kore İklimi ve Hava Durumu

Asya’nın kuzeydoğu bölgesinde bulunan bir yarımadanın en güney ucunda yer alan Güney Kore, coğrafyasının güçlü etkilerini hissettirmektedir. Ancak Güney Kore, tıpkı Türkiye gibi yılın tüm mevsimlerinin güçlü bir şekilde yaşandığı bir ülkedir. Yani dünya üzerinde Türkiye dışında yılın dört mevsimini de yaşayan nadir ülkeler arasında bulunmaktadır. Güney Kore iklimi temel olarak kış aylarında karadan esen soğuk rüzgarların oluşturduğu etkiyle karasal iklime sahiptir. Ancak yaz aylarında rüzgarların okyanustan geliyor olması nedeni ile bölgesel olarak yağışlı ve yoğun nem seviyelerinde geçmesinden mütevellit tropikal ve muson iklimlerinin harmanlandığı bir iklime sahiptir. Güney Kore’de tayfun çok sık şekilde görülebilmektedir. Bununla birlikte Güney Kore’de kış ayları fazlasıyla uzun ve aşırı sert geçebilmektedir. Güney Kore hava durumu ise kış aylarında sıcaklıklar en düşük sıfırın altında 20 dereceye kadar inebilmektedir. Yıl ortalamasına bakıldığında bu hava durumu değerleri 3 derece ile 24 derece arasında değişmektedir. Yaz aylarında havanın fazlasıyla bunaltıcı olduğu da bir gerçektir. Öyle ki ağustos ayında sıcaklık değerleri 30 dereceye kadar yoğun nemin eşlik edeceği şekilde çıkmaktadır. Bahar ayları ise hafif sıcaklıklara eşlik eden yağmurlarla geçmektedir.

Güney Kore’de Ne Yenir?

Güney Kore’de ne yenir şeklinde bir soru bir gezi rehberi için en önemli sorulardan birisidir. Dolayısıyla Uzak Doğu’nun sıra dışı ve farklılıklar ülkesi Güney Kore gezi rehberi için yapılan bilgilendirmelerde mutfak kültürü ile ilgili olarak da bilgilere yer vermek çok önemlidir. Güney Kore mutfak kültürü özellikle daha önce görülmemiş ve tadılmış lezzetleri turistlere sunduğu gibi özellikle Türkiye’den gidiyorsanız alışık olduğunuz tatlarla karşılaşma sürprizinde de bulunabilme potansiyeline sahiptir. Gelin birlikte Güney Kore’ye gittiğinizde neler yiyebileceğiniz ve neler yemeni gerektiğini inceleyelim!

  • Banchan; Banchan sadece tek bir yemekten oluşmaz ve hatta yemek değildir. Güney Kore mutfağına özel olan meze çeşitlerinin bütünüdür. Ana yemeklerin yanında gelen olmazsa olmaz mezelerin her biri için kullanılmaktadır. Salatalık, lahana, kurutulmuş kalamalar, turp kimçisi, soslu soya filizli bitkisi ise en yaygın çeşitleri arasında yer almaktadır.
  • Ddeokbokki; Güney Kore’nin tüm şehirlerinde her sokakta görebileceğiniz Kore’ye özgü sokak lezzetlerinden birisidir. Bu lezzetin en önemli özelliği ise bol şekilde ilave edilen acı sosudur. Bu yüzden yemeden önce dikkatli olmalısınız. Güney Kore’de her yerde kolayca bulabilir ve 3000 WON(10 TL) ile satın alabilirsiniz.
  • Gimbap; Bu lezzet doğrudan Japon kültürüne ait olan Suhsi’nin Kore stili olarak tanımlanır. Çok sayıda çeşidi olan bu yemek, kalın bir rulo olarak yapıldıktan sonra sushi gibi kesilebildiği gibi ince ince sarılarak tek tek satılan çeşitleri de bulunmaktadır. Kesik olan çeşitlerinde yaygın olarak sosis veya yumurta bulunmaktadır. 2000 ile 3000 Won yani 7 TL ile 10 TL gibi cüzi ücretlere satın alınabilmektedir.
  • Japchae; Uzak Doğu’dan dünyaya yayılan noodle’nin farklı bir versiyonudur. İçerisinde bol bol sebzeler kullanılarak sote edilen etli ve bol baharatlı bir yemektir. Hem hızlı hem de pratik bir şekilde hazırlanabildiğinden Güney Kore’de yoğun şekilde tüketilmektedir. Bu noodle tatlı patates veya fasulyeden üretilmektedir. Ortalama olarak 40 TL gibi bir ücretle deneyimleyebilirsiniz.
  • Kimchi Bokkeumbap; Türkçeye “Kızarmış Kimçili Pilav” şeklinde çevrilen bir tür pilavdır. İçerisinde yeşil soğan, kimchi turşusu, acı biber sosu ve haşlanmış pirinç bulunmaktadır. Bu ürünlerin birlikte pişirilmesinden sonra servis edilmektedir. Fiyatı ise ortalama 15 TL seviyesindedir. Yapımı çok kolay olduğundan gün içerisinde öğünlerde Güney Koreliler tarafından sıklıkla tüketilmekte olan lezzetlerden birisidir.
  • Seolleongtang; Kore kültüründe yer alan çorba çeşitlerinden birisi olan Seolleongtang, aslında ülkenin en çok bilinen ve mutlaka tadının deneyim edilmesi gereken çorbasıdır. Ülke tanıtımlarında da sıklıkla bu çorba mutfak çeşitliliği ile ilgili bölümlerde kullanılmaktadır. Bu çorba biftek kemiklerinin iyice kaynatılmasının ardından suyunun içerisine yeşil soğan, sarımsak ve yağ ilave edilerek çeşnilendirilmesi ile hazırlanmaktadır. İnce Kore noodle ve haşlanan ince et dilimlerinin sunumunda kullanımı da yaygın olarak görülmektedir. Ülkedeki hemen hemen her restoranda bulunan çorba çeşitleri arasında yer almaktadır. 6 bin ile 9 bin WON aralığında yani yaklaşık 30 TL seviyesindeki fiyatlarla satılmaktadır.
  • Bulgogi; Kore mutfağına özgü olan bir et yemeğidir. Soya sosu ya da farklı sosların içerisinde bekletilen bifteklerden hazırlanmaktadır. Genel olarak biftek eti için sığır eti kullanılmaktadır. Son derece lezzetli olan bu yemek Güney Kore’deki ulusal bayramlarında ana menüsü içerisinde sıkça yer almaktadır. İki kişinin başkent Seul başta olmak üzere ülkenin tüm şehirlerindeki restoranlarda mutlaka bulabileceği ve ortalama 80 TL gibi bir ücrete yiyebileceği Kore yemekleri arasında bulunmaktadır.

Güney Kore Gezilecek Yerler

Resmi olarak kuruluşu 2.Dünya Savaşı’na uzanıyor olsa da Güney Kore aslında son derece köklü tarihiyle Uzak Doğu’nun en önemli toplumlarından birisi konumunda bulunuyor. Milattan önce 7.yüyıla kadar uzanan oldukça köklü bir kültürün mirasını taşımakta olan Güney Kore, mutlaka görülmesi gereken ülkeler arasında yer alıyor. Sanki gelecekten şehir yapılaşması, binlerce yıllık kültürü yansıta toplumsal yaşantısı ve kimine göre dejenere olmuş modern toplum kültürü gibi pek çok değişkeni içerisinde barındırıyor olması ile Güney Kore, mutlaka gidilmesi gereken ülkeler sıralamasında en üstlerde yer alıyor. Özellikle içerisinde barındırdığı pek çok farklı etkeni ile son derece zengin bir tarihi, kültürel ve doğal değeri sizlere sunmasıyla Güney Kore gezilecek yerler listesi fazlasıyla kalabalıktır. Her bir şehri kendisine has özellikleri ve değerleri ile mutlaka görülmelidir. Tarihi, kültürel, toplumsal ve tabii ki Asya kıtasının güneyindeki muhteşem coğrafik, iklimsel ve yanı sıra canlı faunası açısından eşsiz değerleri taşımaktadır.

Güney Kore gezilecek yerler listesinde her zaman ilk sırayı ülkenin ve hatta Uzak Doğu’nun en önemli merkezlerinden birisi olan ve ülkenin başkenti konumunda bulunan Seul şehri olmaktadır. Yaklaşık 11 milyonluk bir dünya metropolü olan Seul’ün ardından ise gezilmesi gereken bir diğer şehir ise Busan şehridir. Ülkenin en gelişmiş ve en kalabalık ikinci şehri olan Busan ayrıca, ülkenin dışarıya açıldığı en önemli şehirlerinden birisi olmasını sağlamaktadır. Çünkü Busan şehri bir liman kentidir. Türkiye’den Güney Kore’ye gitmek için vize almanıza da gerek bulunmuyor. Ayrıca 180 günlük vizesiz Güney Kore seyahatleri için Türkiye’deki havayolu şirketleri tarafından Güney Kore şehirlerine aktarmasız uçuşlar gerçekleştirilmektedir. Sizde Uzak Doğu’nun bu sıra dışı ülkesinin tüm güzelliklerini yerinde canlı canlı görmek istiyorsanız Güney Kore’de görülmesi gereken yerler listemizden faydalanarak, oluşturacağınız seyahat rotanızla unutulmaz bir gezi gerçekleştirebilirsiniz.

Seul Gezilecek Yerler

Ülkenin ve yanı sıra Uzak Doğu’nun ve hatta dünyanın en önemli metropollerinden birisi Seul şehridir. Güney Kore’nin başkenti olan Seul, hem coğrafik açıdan hem de gelişmişlik açısından ülkedeki en büyük şehir konumunda bulunmaktadır. Ayrıca yaklaşık 11 milyonluk nüfusu ile de ülkedeki en kalabalık şehirlerin en tepesinde yer alır. Dünyanın en kalabalık şehirleri sıralamasında Seul, 13.sıradan kendisine yer bulmaktadır. Bu özellikleri ticaret, teknoloji, kültür, eğitim ve yanı sıra tarih açısından şehrin birbirinden özel ve eşsiz çok sayıda değeri içeriyor olmasına neden olmaktadır. Sadece Güney Kore tarihi için değil tüm Kore yarımadası tarihi için en önemli şehirlerden birisidir. Çünkü Seul şehri bulunduğu konumun önemi dolayısı ile Kore tarihinin birbirinden önemli imparatorlukları için başkentlik yapmıştır. Bu özelliği ile de Seul, neredeyse binlerce yıldır bir başkent olarak Uzak Doğu’da yaşanan tüm gelişmelerin odağında yer almıştır. Tarih boyunca başkent olduğundan Seul tarihi açıdan da birbirinden önemli eserlere ve yapılara sahiptir. Dolayısıyla Seul gezilecek yerler listesi oldukça geniştir.

Seul şehrinin her bir noktasında Kore tarihini anlatacak eserler ve değerler görebilmeniz mümkündür. Milattan önce 1.yüzyılda yarımadadaki üç krallık olan “Kogurya”, “Pekçe” ve “Silla” şeklindeki krallıklar açısından tampon bölge niteliği taşıyordu. Bu durumda Seul kenti, binlerce yıllık bir kültür ve tarihin üzerine tüm ihtişamıyla birbirinden önemli gezilecek yerlere sahiptir. Seul gezilecek yerler listemizde yer alan eşsiz mekan ve yerler hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. Gelin birlikte Seul’de nereleri ve neleri görmelisiniz birlikte bakalım.

  • Gyeongbokgung Palace; Seul’de bulunan ve Türkçesi “Batı Sarayı” olan bu saray, mutlaka görülmesi gereken en önemli noktalardan birisidir. Son derece ihtişamlı mimarisiyle dikkat çeken saray sadece şehrin değil, tüm ülkenin en önemli yapılarının en tepesinde yer alıyor. Kore tarihine ışık tutan saray, “Joseon Hanedanı” kurucusu olan “Kral Taejo” tarafından 14.yüzyılın bitmesine yakın tarihlerde inşa ettirilmiştir. Saray, 1952 yılına kadar “Kraliyet Sarayı” olarak kullanılmıştır. Kore yarımadasının Japon İmparatorluğu tarafından istila edilmesi ile birlikte çok ciddi hasarlar almıştır. Bunun ardından ülkede yaşanan işgal ve iç çekişmelere bağlı olarak tam 300 yıl boyunca atıl vaziyette kalmıştır. 1865 yılında saray, “Kral Gojong” tarafından yeniden eski ihtişamlı görünümüne kavuşturulacak, restorasyondan geçirilmiştir. Tüm sarayı gezebilmek için yaklaşık 3 saatlik bir gezi gerçekleştirmeniz gerekiyor. Çünkü sarayın yerleşkesi içerisinde tam tamına 330 bina bulunuyor. Kore kültür ve tarihini anlatan heykeller ve bölgeye özgü doğal güzelliklerle bezenmiş olan büyüleyici bir bahçesi bulunan sarayın ana binasında “Gyeonghoeru” mutlaka görülmesi gereken noktalardan birisidir. Saray, her gün 09.00 ile 18.30 saatleri arasında düzenlenen ücretsiz turlarla gezilebilmektedir.
  • Changgyeonggung Palace; Seul kentinde bulunan 5 büyük saraydan birisi olan Changgyeonggung Sarayı, muhteşem mimarisi ile en güzellerinden birisi olarak kabul edilmektedir. Sarayın inşası 1405 yılında gerçekleştirilmiştir. Kore İmparatorluğu’ndaki kraliyet ailesi tarafından kullanılmak üzere ikinci saray fonksiyonuyla inşa edilmiştir. Ancak diğer ihtişamlı saray gibi Japon İmparatorluğu işgali sırasında çok ciddi bir tahribata maruz kalmıştır. Saray bir dağın önünde, bir akarsuyun arkasında özel mimarisiyle 1872 yılına kadar kraliyet sarayı olarak kullanılmıştır. Sarayın içerisine girebilmek için “Donhwamun Kapısı” üzerinden giriş yapılması gerekmektedir. Daha sonra sarayın ana binası olan “Injeongjeon” ile karşılaşılmaktadır. Saray içi gezilerde özellikle uğranması gereken noktalardan birisi olan “Kral Heonjong” döneminde yapılan “Nakseonjae” ve veliaht prensin çalışma binası “Yeongyeongdang” isimli binalar bulunmaktadır. Ücretsiz olarak düzenlenen rehberli turları her gün 09.00 ile 21.00 saatleri içerisinde kullanabilirsiniz.
  • Buckhon Hanok Village; Güney Kore’deki mimari stili merak edenlerin mutlaka ziyaret etmeleri gereken, bugün halen geçmişte olduğu gibi hassas şekilde yapı ve dokusu korunan bu köy, en çok ziyaretçi alan noktalardan birisidir. Binlerce yıllık Kore tarihinde sadece 600 yıllık bir tarihe sahip olsa da, yarımadanın özel doğası içerisinde tarihi Kore mimari stilinde inşa edilmiş yapıların muhteşem güzelliği, kültürel yaşama dair de önemli bilgiler vermektedir. Türkçeye “Kuzey Köyü” olarak geçen Buckhon Hanok Köyü, muhteşem doğasıyla sizi kendinize hayran bırakıyor.
  • Myeongdong; Güney Kore’nin her zaman gösterilen ve tanıtılan cıvıl cıvıl renklerle bezeli sosyal yaşamının kentteki en önemli merkezlerinin başında Myeongdong geliyor. Kentte bulunan “Myeongdong Tren İstasyonu” ile “Euljiro” arasındaki iki büyük caddenin arasında bulunan bir bölgedir. Güney Kore’de hem kültürel ve yerel mağazalara hem de uluslararası mağazalara ev sahipliği yapan son derece özel bir mekandır. Alışveriş mağazalarının yanı sıra ulusal Güney Kore mutfağını içeren çok sayıda restoranı ile de tam bir turist bölgesidir.
  • Insadong; Güney Kore’ye dair daha kültürel ve daha otantik bir alışveriş merakı içerisindeyseniz Insadong tam size göre bir yerdir. Yüzden fazla galeri, klasik Kore mimarisinde inşa edilmiş yapılar, Kore kültürünü yansıtan restoran ve kafelerin olduğu bir caddedir. Caddedeki yol cumartesi 14.00 ile 22.00 saatleri arasında, pazarları ise 10.00 ile 22.00 saatleri arasında araç trafiğine kapalı olduğundan, kalabalık içerisinde çok daha rahat ve çok daha keyifli bir gezinti gerçekleştirebilirsiniz.
  • N Seul Kulesi; Seul şehrinin en önemli simgelerinden birisi olmasının dışında her yerden görülebilen bir kuledir. Kentteki televizyon ve radyo yayınları için 1969 yılında inşa edilmiştir. 236.7 metrelik bir yüksekliğe inşa edilen N Seul Kulesi, Seul’ü koruduğuna inanılan “Namsan Dağı” zirvesinde bulunuyor. Bu nedenle kulenin tepesine çıkıldığında deniz seviyesinden tam 600 metre kadar yükseğe çıkılmış olunuyor. Muhteşem bir Seul panoraması sunan N Seul Kulesi üzerinde restoran ve seyir alanı bulunmaktadır. Modern mimari stile sahip olan kuleden unutulmaz bir Seul manzarası izleme şansına sahip olabilirsiniz. Her gün 10.00 ile 23.00 saatleri arasında kule ziyarete açıktır.
  • Namdaemun Market; Kentte bulunan akarsuya yakın bir konumda bulunan “Namdaemun Market”, 1964 yılında faaliyete geçmesinden beri kesintisiz olarak hizmet vermeye devam ediyor. Geleneksel bir atmosfere sahip olan Pazar, aynı zamanda da Kore yarımadasının en büyük pazarı olma özelliğine sahiptir. Tamamen Kore kültürünü yansıtan geleneksel bir yapıya sahip olan Pazar, günün her saatinde kesintisiz olarak ziyaret edilebilmektedir. Devasa bir Pazar olan Namdaemun Market bölgesinde 10 binden fazla dükkan bulunmaktadır. Özellikle ekonomik fiyatları nedeniyle hem yerli halkı hem de turistler tarafından yoğun şekilde tercih edilmektedir.
  • The National Museum of Korea; Seul, Güney Kore ve yanı sıra Kore yarımadası tarihine ışık tutan bir müzedir. Seul’un “Yongsan İstasyonu” ile arasında 1.5 kilometrelik bir mesafe bulunan The National Museum of Korea yani Kore Ulusal Müzesi 1945 yılından beri faaliyet göstermektedir. Ülke tarihine ışık tutan birbirinden değerli koleksiyonların sergilendiği müze içerisinde ayrıca Uzak Doğu’nun kendisine has olan sanat tarihine ilişkin eser ve bilgileri de ziyaretçilerine sunmaktadır. 3 katlı müzenin ilk katı “Prehistorik Dönem” ve “Erken Modern” dönem arasındaki tarihi eserleri içermektedir. İkinci katı ise Kore ve Uzak Doğu için önem taşıyan kaligrafi ve resim sanatı eserlerini içermektedir. Üçüncü ve son katta ise Kore tarihinde dikkat çeken birbirinden değerli heykel ve el sanatları ürünlerinden oluşan son derece kültürel koleksiyonlar bulunmaktadır. Müzeyi ziyaret edebilmek için her gün 10.00 ile 18.00 saatleri arasında giriş yapılması gerekmektedir.
  • Cheonggyecheon Stream; Seul’ün en özel ve en huzurlu noktalarından birisi olan Cheaonggyecheon Stream, “Cheonggye Meydanı” içerisinden başlamaktadır. Modern ve gelişmiş şehrin içerisinde huzurlu ve sakin bir atmosfer sunması nedeniyle hem yerel halk hem de turistler tarafından ziyaret edilmektedir. Kore kültür ve tarihinden gelen birbirinden özel süslemelerin yer aldığı atmosferi ile dikkat çeken bölgede toplam 22 köprü bulunmaktadır. Tatil günlerinde çevresinde bulunan yollar trafiğe kapatıldığından bugünlerde daha bir dingin ve daha bir sessiz olmaktadır. 2500 metrekarelik bir alandan oluşan bölge geleneksel “Kore Bojagi” stilinde kuş bakışı bir tasarıma sahiptir. Ülkenin farklı 8 şehrinden getirilen taşlarla inşa edilen “Mum Çeşmesi” ise en dikkat çeken eserlerinden birisidir.
  • Gangnam Metro İstasyonu Bölgesi; Seul’ün tüm dünyada bilinen modern ve gelişmiş teknoloji şehri stilini en iyi şekilde hissedebileceğiniz bölgelerden birisidir. Gökdelenlerle işgal edilmiş, gelecekten gelen bir şehir görselliği sunan bu bölge kendisine has atmosferiyle ilgi çekmektedir. Tüm dünyada “Gangnam” kelimesinin tanınmasında etkili bir rol üstlenen “Gangnam Style” isimli şarkı da tam olarak iste burayı anlatmaktadır. Güney Kore’nin ve Seul’ün en zengin sınıfının görkemli yaşamlarını içeren bir bölgedir. Buna ilişkin olarak da Gangnam’da “Gangnam Style Sahnesi” şeklinde turistlere yönelik bir nokta bulunuyor. Burada fotoğraflar çektirebilmek mümkündür.
  • Gwanghwamun; Kentte bulunan 5 ana saraydan birisi olan “Gyeongbokgung Sarayı” için ihtişamının başlangıç noktası “Gwanghwamun” olarak kabul edilir. Çünkü en az sarayın ana binaları kadar muhteşem ve büyüleyici bir ihtişama sahip olan sarayın ana giriş kapsıdır. Son derece ihtişamlı heykelleri ve devasa alanı ile dikkat çeken bu kapı da Japon İmparatorluğu işgalinden nasibini almıştır. Hatta diğer tüm eserlere göre çok daha ciddi bir etki görmüştür. Çünkü Japon işgali sırasında tamamen yok olmuştur. Ancak 1968 yılında Güney Kore devleti tarafından betondan birebir kopyası yeniden inşa edilmiştir. Kapının girişinin her iki yanında da “Hatae” heykelleri bulunmaktadır. Hatae, aslında sarayı koruyan tek boynuzlu at-aslan karışımı bir canlıdır. Bağlı olduğu ve önünde yer alan geniş ve devasa meydan içerisinde ise Güney Kore’nin tarihinde “Ulusal Kahraman” olarak kabul edilen “Amiral Yi Sun-sin” ve “Kral Sjeong” için yapılmış devasa heykeller de bulunmaktadır. Şehirde düzenlenen uluslararası festivallerin ana merkezi de bu kapının önündeki geniş meydandır.
  • Lotte World; 1989 yılında inşa edilmiş olan bir alışveriş ve eğlence merkezi olan Lotte World, Kore stili mimari yapısı ve eşsiz Kore ağaçlarıyla donatılmış atmosferiyle gören herkesi kendisine hayran bırakıyor. Bu kültürel ve doğal atmosferinin altında bulunan eğlence, alışveriş merkezleri ve yanı sıra restoranları ile eşsiz bir mekan özelliğine sahiptir. Lotte World içerisinde tamamen yapay olarak inşa edilen “Seokchonhosu Gölü” bulunmaktadır. Bunun dışında yerleşke içerisinde “Lotte World Advanture”, “Halk Müzesi” ve “Magic Island” gibi farklı ilgi alanlarına hitap eden merkezler bulunmaktadır. Tesis her gün 09.30 ile 22.00 saatleri arasında ziyaret edilebilmektedir.
  • Namsan Park; Şehirdeki en özel atmosfere sahip olan yürüyüş noktalarından birisidir. Kore yarımadasıyla özdeşlemiş pembe çiçekli ağaçlar başta olmak üzere Uzak Doğu coğrafyasının en özel bitki faunasını bu park içerisinde görebilmeniz mümkündür. Uzak Doğu doğası içerisinde sakin ve keyifli bir yürüyüş yapmak istiyorsanız, en iyi noktalardan birisidir. Park içerisinde teleferik ve yanı sıra merdiven bulunmaktadır. Ayrıca içerisinde “Namsan Park Kütüphanesi” bulunmaktadır. Ayrıca sadece 5 evin bulunduğu “Namsangol Köyü” de bu park içerisinde bulunmaktadır. Geleneksel Seul mimarisi ile inşa edilmiş bu yapılar, eşsiz doğa atmosferiyle tam uyumluluğa sahiptir. Kentin tarih boyunca önemli savunma noktalarından birisi olan “Fener Höyüğü” isimli noktada park sınırları içerisinde yer alıyor. Höyük içerisinde 5 adet fener bulunmaktadır. Bu fenerler çevredeki yerleşim noktalarına iletişim sağlamak amacıyla döneminde yoğun şekilde kullanılmış.
  • Demilitarized Zone; Kısaca “DMZ” şeklinde tanımlanan bu nokta Güney Kore tarihi ve bugünü için en önemli noktalardan birisidir. Çünkü Demilitarized Zone 20.yüzyılda ayrıldığı ve bugün halen savaş riski içerisinde olduğu Kuzey Kore ile sınırındaki tampon bölgeyi oluşturmaktadır. 27 temmuz 1953 yılında iki ülke arasındaki gerginliğin düşürülmesi ve olası çatışmaların önüne geçilmesi amacı ile tampon bölge olarak kurulmuştur. Silahtan ve askerden arındırılmış bölge olarak kabul edilen bölge 2 kilometrelik bir alanı içerisine alıyor. Bölge “Gyeonggi-do” ve “Gangwon-do” arasında yer almaktadır. İnsan girişinin yasak olması nedeni ile 60 yıllık tarihinin etkisiyle bölge içerisinde Kore’nin kendisine has doğal atmosferi hakimiyeti eline almıştır. Sivil girişinin mümkün olmadığı bölgeye sadece tek bir şekilde giriş yapabilmek mümkündür. Bunun için düzenlenen “DMZ Barış Treni” şeklindeki günlük turlara dahil olmaktır.
  • Dongdaemun Design Plaza; Neo-fütüristik stilde “Zaha Hadid” tarafından inşa edilmiştir. 2011 yılında yapımına başlanmış, 2014 yılında tamamlanmıştır. Yapının inşasında alüminyum ve beton kullanılmıştır. Son derece sıra dışı mimari forma sahip olan yapı içerisinde sergiler düzenlenmektedir. Ayrıca sanat ve kültür etkinliklerinin düzenlenebileceği alanlar ve yanı sıra tasarım mağazaları da yer almaktadır. Ayrıca bu modern dönem mimarisini içeren yapının inşası sırasında yapılan bölge kazılarında elde edilen “Joseon Hanedanı” dönemine ait olan eser ve kalıntılar, yapının içerisinde bulunduğu parktaki “Dongdaemun Tarih Müzesi” içerisinde sergilenmektedir.
  • Trick Eye Museum; Kentte turistlerin en fazla ilgisini çeken noktaların başında gelmektedir. İçerisinde sergilenen tüm koleksiyonlar için “arttırılmış gerçeklik” ve yanı sıra 2 boyutlu ve 3 boyutlu illüzyon gösterileri düzenlenmektedir. Ziyaretçilere yönelik hazırlanan “Trickeye Camera” isimli uygulama, daha etkileşim bir gezi imkanı sunmaktadır. “Buz Müzesi” gibi farklı temalardaki bölümlere sahip olan müze her gün 09.00 ile 21.00 saatleri arasında ziyaret edilebilmektedir.
  • Jongmyo Shrine; Kentteki ve hatta ülkedeki en önemli tapınakların başında gelmektedir. Jongmyo Shrine Tapınağı, Seul’ün en yeşil bölgelerinden birisinde yer almaktadır.  Ana bina olarak kabul edilen ve “Jeongjeon” olarak isimlendirilen bina 1395 yılında inşa edilmiştir. Sadeliği ile dikkat çeken binada 40 kraliyet üyesinin “Ruh Taşı” bulunmaktadır. Ayrıca 1421 yılında inşa edilen “Yeongnyeongjeon” isimli binada ise Kore kralları için adanan 34 “Ruh Tableti” bulunmaktadır. Söz konusu tabletlerden dört tanesinin “Kral Taejo” için adandığı biliniyor. Çevresi geniş orman alanlarıyla örtülü olan bir noktada bulunan tapınak, Kore’nin “Joseon Hanedanlık” döneminde de krallar tarafından ibadet için kullanılmıştır. Döneminde kral tarafından verilen emir kapsamında her mevsim değişimi ve takvimin 12.ayında çeşitli törenler düzenlenmiştir. Yine Japon işgali sırasında bu ibadet geleneği sona ermiştir. Günümüzde ise hem ibadet hem de geleneği devam ettirmek üzere her yıl mayıs ayının ilk Pazar günü törenler tekrarlanmaktadır. “Jongmyo Jaerye” olarak isimlendirilen bu törenlerde geleneksel kıyafetler, 500 yıllık geçmişe sahip Kore çalgıları, şarkıları ve dansları sergilenmektedir.  Her gün 09.00 ile 17.30 saatleri arasında ziyaret edilebilmektedir.
  • Bukhansan National Park; Seul’da bulunan en önemli noktalardan birisi olan Ulusal Park, 1983 yılından beri ziyaretçilere açıktır. Bukhansan Ulusal Parkı, “Bukhansan Dağı” ile “Dobongsan Dağı” arasında 81 bin kilometrekarelik bir alandan oluşmaktadır. Ulusal Park içerisinde dönemin kralı “Sukjong” tarafından yaptırılan “Bukhansanseong Kalesi” isimli bir kalede bulunmaktadır. Özellikle doğa tutkunları açısından son derece zengin aktivite alanlarına sahiptir.

Busan Gezilecek Yerler

Güney Kore’nin en büyük ve en kalabalık ikinci şehri konumunda bulunan Busan, ülkedeki en uzu plajlara sahip olmasının dışında hem ülke için hem de Asya kıtası için en önemli liman kentlerinden birisi konumunda bulunmaktadır. Kore tarihine ışık tutan çok sayıda tarihi yapının da yer aldığı şehir tapınakları, kumsalları, doğal parkları ile Busan gezilecek yerler listesi oldukça geniştir. Bu özellikleri ile de tam manasıyla Güney Kore’nin turizm merkezlerinden birisi konumunda bulunmaktadır. Güney Kore’nin güneydoğusundaki bir liman şehri olan Busan, ülke ekonomisi içinde en temel dinamiklerden birisi konumunda bulunmaktadır. Gelin birlikte Güney Kore’nin bu turizm şehri Busan’da görülmesi gereken yerler listesini inceleyelim!

  • Nampo-Dong; Kentin güney kısmında bulunan en önemli merkezlerden birisi olarak kabul edilmektedir. Kentteki hem ticari hem de turistik noktalardan birisidir. Bölge içerisinde iki köprü bulunmaktadır. Bölgenin adını taşıyan sokağı ise mutlaka görülmesi gereken yerlerden birisidir. Geniş yürüyüş alanlarına sahip olan bölge içerisinde mağazalar, restoranlar ve kafeler turistlere hizmet veriyor. Ayrıca Kore tarihi ve kültürünü yansıtan birbirinden eşsiz heykellerde bu bölgede bulunmaktadır. Güney kısmına doğru ilerledikçe “Kangtong Pazarı” ve “Gukje Pazarı” gibi geleneksel Güney Kore pazarları ile toplumsal yaşama ve geleneksel yapıya dair çok önemli izler taşıyan alışveriş alanlarına sahiptir. Bölgedeki limana yakın noktalarda bulunan restoranlar ise Pasifik Okyanusunun kendisine has ve özgün deniz ürünleri açısından birbirinden lezzetli yemekler sunan restoranlarıyla üne sahiptir. Kentte her yıl ekim ayı içerisinde “Busan Uluslararası Film Festivali” düzenlenmektedir.
  • Gamcheon Kültür Kasabası; Tam manasıyla geleneksel bir Güney Kore bölgesidir. Özellikle tarihi Kore Savaşı sırasında bölünen ülkenin farklı noktalarından gelmiş olan “Taegeukdo” dini üyelerinden oluşan 4 bin kişiden oluşan mülteci ile ilk yerleşim gerçekleştirilmiştir. 80’li yıllarda devam eden göçler ile birlikte kasabadaki nüfus 20 bini aşmıştır. Son derece geleneksel mimari stiline sahip olan yapıları ile eşsiz bir görsellik ve atmosfer sunmaktadır. Buna eşlik eden büyüleyici manzarası ise mutlaka görülmelidir. Dar ve güzel sokakları içerisinde sanat galerileri, sokak sanatları gösteri ve eserleri, kafeler, restoranlar ve butikler tam bir turizm merkezi haline dönüşmesini sağlamıştır. Taşlı ve dik yokuşları ile dikkat çeken bir kasabadır.
  • Haeundae Beach; Şehirde ünlü olan plajlardan birisi olan Haeundae Plajı, adını “Silla Hanedanlığı” döneminde yaşayan Koreli bilgin olan “Chai Chi-Won” tarafından verilmesiyle almıştır. Koreli bilgin “Dongbaekdo Adası” üzerinde yaptığı yürüyüşlerinden birisinde adadaki taş duvarlardan birisine “Hae Un Dae” kelimelerini yazmıştır. 50 metrelik genişliğe ve 1.5 kilometre uzunluğu ile dikkat çeken plaj, Güney Kore’nin en popüler ve en çok ziyaret edilen plajlarından birisi konumunda bulunmaktadır. Söz konusu “Dongbaekseomö Adası” ise en popüler balık merkezlerinden birisidir. Plajın bulunduğu bölgede bulunan “Oryukdo” ise şehrin en temel simgelerinden birisi konumunda bulunmaktadır. Çeşitli ulusal ve uluslararası festival ve etkinliklerde bu plajda düzenlenmektedir.
  • Beomeosa Tapınağı; Kentte bulunan tapınaklardan birisi olan Beomeosa Tapınağı, kentteki “Geumjeong Dağı” eteklerine inşa edilmiştir. Ülkenin en önemli ve en büyük 3 tapınağından birisi olarak kabul edilmektedir. Kore’deki “Silla Krallığı” döneminde inşa edilmiştir. Tapınak “Kral Mamnu” hükümdarlığının 18.yılında yani 678 yılında “Keşiş Ui Sang” tarafından inşa edilmiştir. Tapınak içerisinde bulunan “Beomeosa Tapınağı Binası” ise “Imjinwaeran İstilası” sırasında tamamen yıkılmıştır. 1713 yılında ise bugünkü halinde yeniden inşa edilmiştir. 3 kattan oluşan ve 4 sütunlu pagoda olan “Iljumun” 9.yüzyılda inşa edilmiştir. Ayrıca tapınak içerisinde “Yedi Kraliyet Kanadı”, “Sayvanlar”, 3 Kapı” ve “11 İnziva Alanı” şeklinde farklı alanlar bulunmaktadır. Bununla birlikte tapınak yerleşkesi içerisinde “Doğal Anıt” şeklinde resmi olarak kabul edilmiş olan “Salkım Ağaçları” ve vadisi bulunmaktadır. Özellikle mayıs ayında ortaya çıkardığı manzaranın dünyada eşi benzeri bulunmamaktadır. Günümüzde Budistlerin eğitimi için hizmet vermeye devam etmektedir.
  • UN Memorial Cemetery in Korea; Busan’ın “Nam” bölgesi içerisinde bulunan “BM Anıt Mezarı” ülkedeki 1950 ile 1953 yıllarında gerçekleşen Kore Savaşı’na katılmış olan 16 farklı ülkenin askerlerinin onuruna inşa edilmiştir. Anıt mezar içerisinde 2.3 milyon mezar bulunmaktadır. Dünya üzerinde yer alan BM’ye ait olan tek mezarlık olma özelliğine de sahiptir. Kore Kültürel Miras Yönetimi tarafından Kore’nin kayıtlı “Kültürel Mirası Listesi” içerisinde yer alan 359 eserden birisi olduğu bilinmektedir. BM Anıt Mezarlığı, herkes tarafından yıl boyunca ziyaret edilebilmektedir. 135 bin metrekarelik yeşil bir alandan oluşmaktadır. Mezarlık içerisinde “Anma Salonu”, “Hatıra Salonu”, 2 adet “Türk Anıtı”, “Yunan Anıtı”, “Avustralya Anıtı”, “İngiliz Ortak Refah Anıtı” ve 2 adette gölet bulunmaktadır. Tören ve anma salonları 1964 ile 1968 yılları arasında inşa edilmiştir. Yıl boyunca devam eden çeşitli etkinlikler bu anıt mezarlıkta yapılmaktadır. Bunlardan bazıları ise nisan ayında yapılan “Kore Savaşı Gazileri Günü”, mayıs ayındaki “Amerikan Anma Günü”, “haziran ayındaki “Kore Anma Günü” ve ekim ayındaki “BM Tören Günü” şeklindedir.
  • Taejongdae Recreation Area; Kentteki anıtlardan birisi olan bu anıt “Busan Anıtı” olarak inşa edilmiştir. “Oryukdo Adası” ve “ Busan” simgesidir. Bulunduğu bölgedeki “Kaya Plajı” ile hem ülkede hem de dünyada üne sahip olan noktalardan birisidir. 250 metre yükseklikte zirvesi çam ormanları ve 200’ü aşkın ağaç ile eşsiz bir doğal atmosfer sunmaktadır. Anıt adını, “Silla Krallığı” 29.kralı “Kral Taejong Mu-Yeol” dolayısıyla almaktadır. Kralın bu alanda bulunmaktan çok büyük bir keyif duyduğu rivayeti bulunmaktadır. Deniz fenerinin hemen altında bulunan “Sinseon Kayası” ise adını tanrılar ve tanrıçaların yeryüzüne dinlenmek için gelmelerine ilişkin yerel bir efsaneden almaktadır. Söz konusu kaya üzerinde “Mangbuseok” isimli bir figür bulunmaktadır. Bu figür, Japonya’ya götürülmüş olan kocasını beklemekte olan bir kadının gerçek hikayesini simgelemektedir. Bu alanda geleneksel Güney Kore yağmur duası etkinlikleri de gerçekleştirilmektedir. “Taejongdae Yağmuru” olarak isimlendirilen ay takvimine göre 5.ayın 10.günü yağmur yağmaktadır. Bölgeden havanın temiz ve açık olması durumunda Japonya’nın “Tsushima Adası” görülebilmektedir.
  • Haedong Yonggungsa Tapınağı; Kentte bulunan en önemli tapınaklardan birisidir. Haedong Yonggungsa Tapınağı, “Goryeo Hanedanlığı” döneminde büyük Budist eğitmen “Naong” tarafından 1376 yılında yaptırılmıştır. 108 merdivenden oluşan Haedong Yonggungsa Tapınağı’nın ana sığınağı geleneksel şekilde olmasına hassasiyet gösterilerek 1970 yılında tekrar inşa edilmiştir. Güney Kore’de insanlar yeni yılın ilk gününde doğan güneşi seyretmek ve yeni yıla ilişkin dilekte bulunabilmek maksadı ile burayı ziyaret etmektedir. Haedong Yonggungsa Tapınağı’nda “Haesu Gwaneum Daebul”, “Daeungjeon Ana Tapınağı”, “Yongwangdang Türbesi”, “Gulbeop Budist Kutsal Alanı”, Dört Aslan Heykeli ve 3 katlı Pogoda bulunmaktadır. Nisan aylarında baharın gelmesi ile birlikte bölgeye özgü olan kiraz çiçekleri açmaya başlar. Bu dönemde ortaya çıkan manzara, dünyada başka bir yerde görülemeyecek tipte bir manzaradır. Ayrıca Buda’nın doğumu olan ay takvimine göre 4.ayın kutlamaları da Haedong Yonggungsa Tapınağı’nda gerçekleştirilmektedir.
  • Gukje Market; 1948 yılında yaşanan Kore Savaşı’ndan kaçan mülteciler burada tezgahlar kurmuşlardır. Bu şekilde Gukje Pazarı’nın ilk temelleri atılmıştır. Korece dilinde “Uluslararası” manasına gelen Gukje, günümüzde Güney Kore’de bulunan en büyük pazarlar arasında bulunmaktadır. Her sokakta bulunan tezgahlar ile hem geleneksel hem de ekonomik satışlar gerçekleştirilmektedir. İpek, keten, giyim, çanta, gözlük, perde ve çok sayıda ithal ürün için toptan fiyatlardan satışlar gerçekleştirilmektedir. Gukje pazarı her ayın ilk günü ve üçüncü Pazar günleri ise hizmet vermemektedir. 08.00 ile 21.00 saatleri arasında bu devasa Pazar ziyaret edilebilmektedir.
  • Jagalchi Market; Busan şehrindeki “Jung-gu” içerisinde bulunan bir pazardır. İçerisinde hem canlı hem de kurutulmuş balık satışı gerçekleştirilen tezgahlar bulunmaktadır. Bu açıdan da ülkedeki en büyük deniz ürünleri pazarı niteliği taşımaktadır. Pazarda her yıl ekim ayı içerisinde “JagalchiKültür Turizm Festivali” düzenlenmektedir.
  • Sea Life Busan Aquarium; Busan Akvaryumu olarak isimlendirilen bu mekan, balık, yosun, sürüngenler ve amfibiler gibi 35 bini aşkın türü içerisinde barındırmaktadır. Kore’nin en büyük akvaryumları arasında yer alan söz konusu akvaryum 36 bin metrekarelik bir alan üzerinde kuruludur. Yerin altında 3 katı bulunan devasa akvaryumun en alt katı hediyelik eşya dükkanları ile restoranlar bulunmaktadır. İkinci kat ve üçüncü katta ziyaretçilere birbirinden farklı sergiler sunulmaktadır. Üçüncü yeraltı seviyesinde ise 80 adet tünel bulunmaktadır. Özellikle tünel deneyimi içerisinde farklı deniz canlılarının ziyaretçilerin üzerinde yüzmekte olduğu muhteşem bir atmosfer sunmaktadır. Busan Akvaryumu, pazartesi ile Perşembe günleri 10.00 ile 20.00 saatleri arasında, Cuma ile Pazar ve resmi tatillerde 09.00 ile 22.00 saatleri arasında ziyaret edilebilmektedir.

Güney Kore Gece Hayatı

Renklerin dünyası Güney Kore, cıvıl cıvıl ve hareketli toplumsal yaşamıyla ünlenmiş bir ülke olarak karşımıza çıkıyor. Her zaman eğlencenin merkezi olmayı başaran Uzak Doğu’nun en önemli merkezlerinden birisi olan Güney Kore gece hayatı ağırlıklı olarak yoğun nüfuslarıyla öncelikle başkent Seul’de ve sonrasında Busan’da öne çıkıyor. Son derece renkli ve herkese hitap edebilecek niteliklerde çok sayıda eğlence mekanına sahip olan Güney’de gece hayatına ilişkin çok fazla seçenek bulunmaktadır. Bu şekilde Güney Kore gezisi düzenlendiğinizde Uzak Doğu’nun dillere desten gece hayatı ve gece eğlencelerinin enerjisini deneyim etme konusunda asla endişe duymamalısınız. Özellikle başkent Seul gece hayatı açısından tüm beklentilerinize yanıt vereceği gibi ilgi çekici sürprizleri ile beklentinizden çok daha iyi seçenek ve imkanlar ile karşı karşıya kalmanızı sağlamaktadır. Gelin Güney Kore’ye gittiğinizde geceleri eğlenmek için tercih edebileceğiniz bazı mekanları birlikte inceleyelim!

  • Hongdae; Başkent Seul’da bulunan Hongdae, özellikle ülkedeki gençlik enerjisinin en yüksek seviyede olduğu merkezlerden birisi konumunda bulunuyor. Hava kararmaya başladığında tüm sokaklarında canlı müzikler ve dans gösterileri yeni bir enerji getiriyor. Bunun dışında barları, karaoke barları, restoranları ve daha pek çok farklı eğlence temalı mekanları ile tam manasıyla Seul gece hayatı için en önemli merkezlerden birisi konumun bulunuyor. Özellikle hiphop barlar ve son yıllarda dünya müzik kültürüne yön vermekte olan K-POP temalı çok sayıda bar keyifli vakitler geçirmenize yardımcı oluyor.
  •  It’aewon-dong; Şehirde eğlence merkezlerinin toplandığı ve adeta gece hayatına yön veren bir bölge olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte It’aewon-dong bölgesi içerisinde bulunan istisnasız tüm eğlence mekanları tarafından her hafta Perşembe geceleri “Kadın Gecesi” olarak kabul edilmektedir. Bugünde kadınlara yönelik olarak hizmet vermektedir. Bu çerçevede kadınlar Perşembe geceleri bölgede bulunan eğlence mekanlarına gece 12’ye kadar ücretsiz içki içebilme imkanına sahip olabilmektedir.
Cherry blossom in Busan, Korea.

Güney Kore Festivalleri

Milattan öncesine uzanan tarihi ile her zaman dünyanın en önemli Uzak Doğu ülkelerinden birisi olmayı başarmış olan Güney Kore, modern çağda da kültürü ile tüm dünyayı etkileyebilmektedir. Özellikle K-POP dalgası ile tüm dünyada yeni bir pop müzik kültürünün güçlü bir furyasının esmesini sağlamıştır. Bunun dışında inançları, toplumsal yaşantısı ile son derece köklü bir kültür ve geleneğe sahip olan Güney Kore festivalleri de zengin renkleri ve özel temaları ile herkesin ilgisini cezp ediyor. Özellikle filmlerde de konu edinilen çok renkli festivallerin etkin bir şekilde düzenlendiği Uzak Doğu ülkelerinden birisidir. Güney Kore festivalleri sayesinde Güney Kore gezinizi çok daha eğlenceli hale getirebilirsiniz. Hatta ülkenin inançlarına, geleneklerine ve kültürlerine dair de çok önemli bilgileri doğrudan içerisinde yer alarak, öğrenebilirsiniz. Güney Kore gezisi için ülkede düzenlenen tüm festivallerin tarihlerini inceleyerek, ona göre bir seyahat planlaması yapabilirsiniz.

  • Daegaya Festivali; Ülkedeki “Gaya Krallığı” dönemindeki tarih, savaş stratejisi ve sanatsal olguların tanıtımı amacı ile düzenlenmekte olan bir festivaldir. Her yıl nisan ayının ikinci haftasında  gerçekleştirilen ve 4 gün süren bir festivaldir.
  • Sancheong Şifalı Bitkiler Festivali; Kore tarihinde çok önemli bir yeri bulunan “Şifacı Heo Jun” tarafından üretilmiş olan ilaç, yağ ve kokuların temasında organize edilmekte olunan bir festivaldir. Festival her yıl mayıs ayının ilk haftasında başlayarak tam 10 gün sürmektedir.
  • Andong Uluslararası Maskeli Dans Festivali; Güney Kore’nin renkli dünyasının en iyi şekilde görmenizi sağlayacak bir festivaldir. 2010’de UNESCO tarafından “Dünya Mirasları” listesine alınan “Andong Hahoe” kasabasında düzenlenen bir festivaldir. Kore tarihi boyunca egemenlikte bulunmuş olan her bir hanedanın kültürel mirasını öne çıkartan bir festivaldir. Her yıl eylül ayının son haftasına denk gelecek şekilde 10 gün süren festivalde Kore tarihinde kültürel olarak kullanılan maske ve mitlerden gelen maskelerin takıldığı ve profesyonel dans gösterilerinin gerçekleştirildiği son derece renkli bir etkinlik takvimi bulunmaktadır.
  • Yeon Deung Hoe Festivali; Her yıl başkent Seul’da düzenlenmekte olan ve Buda’nın doğum gününün kutlanması onuruna gerçekleştirilen bir festivaldir. Işık ve merhameti simgelemekte olan yüz binlerce fener kentin tüm sokaklarını festival süresince aydınlatmaktadır. Festival boyunca katılımcıları eğlendirecek yüzü aşkın etkinlik gerçekleştirilmektedir.

Güney Kore’de Bulunan Türkiye Dış
Temsicilikleri

SEUL BÜYÜKELÇİLİĞİ


Adres: Vivien Bldg. 4th floor 52, Seobinggoro 51gil Yongsan-gu Seoul-Korea
Telefon: +82 2 3780 1600
Faks: +82 2 797 8546
[email protected]
http://seul.be.mfa.gov.tr

Uzak Doğu’nun en sıra dışı ülkeleri arasında yer alan Güney Kore ile ilgili seyahat planlaması yapmakta iseniz bilmeniz gereken her detayın yer aldığı yazımızın sonuna geldik. Sizde kendi merak ve ilginize göre Güney Kore kültürünü en baştan keşfedebileceğiniz bir Güney Kore gezisi planlayabilirsiniz! Güney Kore gezi rehberi içerisinde ülkenin tarihi, nereleri görmeniz gerektiği, inançları, konuşulan dilleri ve tabii ki mutfak kültürüyle ilgili kapsamlı bilgilere yer verdik.

Bir önceki yazımız olan Filipinler Gezi Rehberi başlıklı makalemizde bohol, boracay adasi ve cebu hakkında bilgiler verilmektedir.

Yazıyı Değerlendir
[Toplam: 0 Ortalama: 0]
Yorum Yap

Yorum Yap